| Çin Ekonomisi |
|
“Son günlerde Shanghai Borsası da Türk yatırımcıların ilgi alanına girdi. Son bir yılda özellikle müthiş bir performans gösteren Çin Borsası genelde bilgi verme konusunda da çok da sağlıklı değil. Times dergisinden Bill Powell doğrudan gözlemler yapıyor. Aşağıdaki makale hem Çin piyasası hakkında bizlere bilgi veriyor hem de ülkemizdeki piyasalar ile Çin’deki piyasaların karşılaştırmalı bir analizini yapmamıza imkan veriyor. Yukarıdaki bölüm Biggpara dergisinden alınmadır. Gerçekten bu koca kıtada batıdaki Tibet ve önemsenmeyen Uygur (Xincan) bölgesi hariç, doğu ve güney bölgelerinde tüm dünyanın dengelerini bozacak ciddi bir para stoğu var. Bu kadar fazla para döner dolaşır neye çarpar ne yapar bilemem ama,varlığı bile ürkütücü. Ülkenin her yerinde cayır cayır üretim yapılıyor. Şehirlerarası yollar fabrikalarla dolu. Bazı fabrika binalarında hem yemek yiyor, hem çalısıyor, hem uyuyorlar. 300-400 eleman çalıştıran bir fabrikanın aylık masrafı Türk parasıyla 40000Ytl imiş. Fuarda görüştüğüm bir işadamı ben Türkiye’de 50 personele ayda bu kadar veriyorum diyordu. Sigorta falan hak getire çoğu fabrikada. Burada çalışan işçiler köylerden toplanıp gelen aç insanlar. Karın tokluğuna veya ayda 50$ a bu şartlarda çalısıyorlarmış. Kırsal için ayda 50$ çok para. Çin hazır bir üretim mutfağı gibi, ne isterseniz ertesi gün aynısını üretip verebiliyorlar. Elektronik eşya fazlası kendilerine kalıyor. Nerdeyse halk wc lerin de bile TV var plazma. Sırf Shanghai’da olan nakit döngüsü bir Avrupa’yı etkileyecek güçte bence. En basit örnek, ABD de olay yarattıkları uzaya paralı seyahat Çin de zaten yapılıyor. Her konuda olduğu gibi mütevazi davranarak kendilerini afişe etmiyorlar. Köylülük ile kentliliğin, tarım kültürü ile endüstri kültürünün birlikte, aynı anda yaşadığı ülke olarak Türkiye'nin en iyi örnek olduğunu sanırdım. Çin'i görünce yanıldığımı anladım. Çin, Türkiye'den daha hızlı bir dönüşüm süreci yaşıyor. Bence biz hala kim hükümet olacak da bizi sömürecek, başı kapatsak mı açsak mı, lisede ders yerine namaz mı kıldırsak…diye uğraşacağımıza oturup bunları düşünsek daha iyi olacak. Oturup düşünen ABD, İspanya, Kore, Japonya Çin ekonomisinden korkacağına paylaşmayı düşünmüş ve bence geleceklerini kurtarmışlar. Hemen hemen hepsinin bu ülkede pazara girmiş markaları var. Japonya’daki çok şirket kendi adalarında yer kalmadığı için Çin’de fabrikalar kurmaya karar vermiş ve elemanlarını Çince öğrenmeye göndermiş. Biz hala üretmeden alıp tüketiyoruz. Tabi ki bazı markalarımız var ama Uzakdoğu’yu görünce bunların solda sıfır kaldığını anlıyorsunuz. Yine güçlü devletmişiz hala ayaktayız Muhtemelen Çin’in her bölgesinde vardır ama özellikle Pekin’de olan bir çarşısı var Zhongguancun diye. Burası domates gibi teknolojik ürünlerin satıldığı bir yer. Buraya ilk bilmediğim zamanlarda bir rehberle gitmiştim. 20-30 katlı dev binalar düşünün, dışları ışıklı. Bir alanda bundan 30 tane falan var. Kapılarından içeri kalabalıktan zor giriyorsunuz. Asansörlerde izdiham var. Asansör bile teknolojik bir yer. Biz 10. katta indik. Büyük bir koridor. Dev apartman girişi gibi. Koridorun sağı solu camdan dükkan kapıları, en büyük dükkan 60 m2 gibi. Kapı önleri hanutçularla dolu hepsi sizi kapmaya çalısıyor. Dükkanların içleri son teknolojik pc, dvd, projektor…her türlü teknolojik şeyle dolu aklınıza ne gelirse. Herşey bizdekinin yarı fiyatı, bazen 1/3, bazen bizdekine yakın. Ama burada etiket fiyatı yok. Var da yok çok ciddi pazarlık yaparsan baya düşüyorlar. Asıl ilginç olan ise, bu mağazaların sahipleri Çinli, çalısanları var, sahipleri zengin olmuş tüccarlar. Her binanın altı ya Mc Donalds ya KFC . Amerikan kültürü. Fakat asıl binanın yeri devletin, kira ödüyorlar. Zengin Çinli gerçekten çok fazla artık. Paranın tadını alan vazgeçemiyor. Bence bu ülke en fazla 10 yıla kadar ya dünyanın tek hakimi olacak ya da ciddi bir sosyal patlama ve savaşa maruz kalacak kendi içinde sanki yavaş yavaş kontrolden çıkıyor gibi. Çok hassas ve kontrollü yönetmek lazım. Çok korkutucu bir büyüme var. Bu durumda ekonomi ve sosyal gidişat ne olur profesörlere sormak lazım. Çin sinek kovar gibi bile elini sallasa dünyada ekonomi falan kalmaz. Bize sordukları soru da sizin bizim de bildiğimiz bir markanız var mı? oldu. Yüzyüze baktık kemküm, eee bizde….. bizim ürettiğimiz hiç birsey kalmamış pek diyemedik. Biz herşeyi dışardan alıyoruz diyemedik, Arçelik,Vestel, Beko diyebildik onların bildiği çünkü yeni fabrikalarını açmış Çin’e giriyor bu markalar. Çok utanç verici çünkü bir şeyin o ülkede üretilmemesini anlayamıyorlar hic görmemisler ki. Biz de halı, döner dedik konuyu kapadik… Simla Uğraş / Beijing |